Önceki Makale Sonraki Makale
Kardiyovasküler Hastalıklara Genel Bakış Fizik Muayene

Anamnez ( Hikaye )

Kalp Hastalıklarında Teşhis

 

Kalp hastalıkları, önceki makalelerimizde belirttiğimiz gibi, dünyada en sık ölüme neden olan hastalıklardır. Bu nedenle, hastalığın tanınması, tespit edilmesi, bu ölümleri engellemede ilk ve en önemli adımdır. Hiçbir şikayeti olmayan ancak “yüksek risk” profiline sahip bireylerin taranması ve varsa hastalığın teşhisi de, koruyucu hekimlik (primer proflaksi) açısından vazgeçilmezdir. Zira kalp hastalıklarının yarıdan fazlası, önceden hiçbir şikayeeti bulunmayan sağlıklı bireylerde aniden gelişmektedir.

 

Teşhise giden yolda hiçbir tetkik ya da yöntem, tek başına yeterli değildir. “Şu film çekilsin ve hastalığımın adı konsun” şeklinde bir düşünce tamamen yanlıştır. Teşhise adım adım gidilmelidir ve her adım önemlidir. Şimdi bu adımları tek tek sıralayalım.

 

1.)  ANAMNEZ (HİKAYE)  

2.)  FİZİK MUAYENE

3.)  LABORATUVAR TESTLERİ

4.)  GİRİŞİMSEL OLMAYAN TEŞHİS YÖNTEMLERİ

5.)  GİRİŞİMSEL İLERİ TEŞHİS YÖNTEMLERİ

 

---------------------

 

1.)  ANAMNEZ (HİKAYE)

İlgili resim

 

Teşhise giden yolda ilk ve en önemli adımdır. Çoğu zaman sadece hikayeyi “tam ve doğru almak”, teşhis yolunun yarıdan fazlasını demektir. Bunun aksine, İyi bir “hikaye” alınmadan, sadece tetkiklerle konulan teşhisin yanlış  ya da eksik olma ihtimali yüksektir. Öte yandan, doğru teşhis konulmuş olsa bile tedavinin yanlış yürütülme ihtimali her zaman vardır.  İlk düğmeyi yanlış iliklemek, diğer düğmelerin de yanlış iliklenmesine neden olacağından, “tam ve doğru bir hikaye” doğru teşhise götüren ilk ve en önemli adımdır.

 

Aslında, teşhise giden yolun, “hikayeden” önceki bir aşaması daha vardır. Tıp Fakültesinde hocalarımız; “ teşhis, hasta kapıdan girerken başlar” derlerdi. Hakikaten de hastamız daha kapıdan girerken, yürüyüşü, vücut duruşu, nefes alış verişi, cilt rengi, mimikleri ve benzeri özellikleri bize çok şey ifade eder. 

 

Hikaye; genellikle hastamızın şikayetini dinlemek ile başlarsa da, ben öncelikle karşımda kimin oturduğunu merak ederim. Sadece şikayete ve onun sebeplerine baştan yönelmek/kanalize olmak yerine, karşımda oturan kişinin sağlık özgeçmişini ve risk faktörlerini bilerek, var olan şikayetlerini ve de yarınlarda oluşması muhtemel şikayetlerini/hastalıklarını baştan düşünmek/yorumlamak, benim için daha doğru bir adımdır. Hastanın bana gelene kadarki tüm sağlık hikayesini bilmek, benim için vazgeçilmez bir zemindir ve artık bundan sonra şikayetlerini dinleyerek, teşhis binasının geri kalanını bu zemin üzerine inşa edebilirim. Bu şekilde, görünenin yanında görünmeyen, henüz bulgu vermeyen hastalıklarını ve gelecek ile ilgili risklerini de tespit edebilirim. Tedavi sürecinde dikkate almam gereken birçok faktörü de bu aşamada öğrenmiş olurum.

 

Peki nedir hikayenin ilk aşamasında hastamızı tanımak için öğrenmemiz gerekenler?

 

- Bize gelene kadarki sağlık özgeçmişinin tamamı: Geçirdiği hastalıklar, bu hastalıklar için aldığı

      tedaviler, olduğu ameliyatlar, kullandığı ilaçlar, allerjiler vb…

- Kalp hastalıkları için risk faktörlerine (yaş, ailede erken yaşlarda kalp hastalıklarının varlığı,

      diyabet, sigara kullanımı,hipertansiyon, fazla/aşırı kilo, yüksek kolesterol vb) sahip olup olmadığı

- Halihazırda kullanmakta olduğu tüm ilaçlar

 

Bunları öğrendikten sonra artık hastamızın şikayetlerini dinleyebiliriz.

 

Aynı şikayet birçok farklı hastalıkta görülebileceğinden, şikayetin karakteri bize yol göstericidir. Sadece şikayetin karakterini ayrıntılı olarak öğrenmek bile, birçok ihtimal arasından doğru olan teşhise bizi yönlendirmeye yetebilir. 

 

Şikayetini, hastamızın sözünü kesmeden, ayrıntılı olarak, kendi cümleleri ile ifade etmesini isteriz önce. Zira yaşayan odur ve en iyi yaşayan bilir. Ekleyecekleri varsa hasta yakınlarını da dinleriz. Ardından bizim sorularımız başlar:

 

-      Şikayet ne zaman başladı?

-      Tam olarak nerenizde hissediyorsunuz? 

-      Oranızdan başka yerlere/bölgelere yayılım ya da yansıması var mı?

-      Daha önce böyle bir şikayetiniz olmuş muydu? 

-      Daha önce geçirdiğiniz hastalıklardaki şikayetlere benziyor mu?

-      Şikayetiniz sürekli mi aralıklarla mı? 

-      Aralıklarla ise; geldiğinde ne kadar sürüyor? 

-      Özel bir zaman ya da tetikleyici durum var mı? 

-      Şikayetinizin yürümekle, yorulmakla, efor sarfetmekle ya da vücut pozisyonu

       (yatarken-otururken-ayakta) ile bir ilgisi var mı? 

-      Yemeklerle ilişkili mi?

-      Bu şikayetiniz ile eşzamanlı olarak, vücudunuzda başka belirtiler, başka sinyaller

       (eşlik eden şikayetler) de farkettiniz mi?

-      ….

-      ….

 

Şikayetin ne olduğuna bağlı olarak, bu sorular uzar gider. 

Hastamızın kendini doğru ifade etmesi, bizim uygun soruları sormamız ve bunlardan öğrendiklerimiz, yukarda da söylediğimiz gibi, doğru teşhise gidebilmek için, bizim vazgeçilmezimizdir.

 

Peki şikayetlerin kalp hastalıklarına işaret edebilecek özellikleri nelerdir?

Hangi karakterdeki göğüs ağrısı , nefes darlığı, çarpıntı ya da  bayılma kalp hastalığının olabileceğine işaret eder? Bu soruların cevabını “ŞİKAYETLER, BELİRTİLER” ana başlığımıza giderek, ya da bir önceki cümledeki “şikayetler”in üzerine tıklayarak okuyabilirsiniz.

 

 

Hasan Kasap - DoktorTakvimi.com    Hasan KASAP

 


Önceki Makale Sonraki Makale
Kardiyovasküler Hastalıklara Genel Bakış Fizik Muayene